GÜLCE EDEBİYAT

Ədəbiyyat


 

 

◊ ÂŞIK BACI

11.02.2016 13:02

Yakın akrabalarımıza hitap sözcüklerinin bazılarını çok zaman akraba olmayan hatta tanımadığımız kişiler için de kullanırız. Yaşça kendimizden büyük olan erkeklere amca veya dayı diye hitap ederiz. Kadınlar için ise hala teyze sözcükleri yanında genelde kız kardeşlerimiz için kullandığımız ‘bacı’ sözcüğünü kullanırız.

   ‘Âşık Bacı’ dememizdeki maksat budur. O dönemde bazı erkek yaşlılarımızdan Arapça veya Türkçe okuyup yazıyor olanları olsa da Âşık Bacı dar ve eğitimsiz bir kültür çevresinde 1900’lü yılların başında doğup, 1987’de ve 80 yaşın üzerinde ebedi âleme intikal etmiş bir büyüğümüzdür. İslam inancıyla beraber kadının yerinin eşikten içeri olduğu bir kültür çevresinde hala eski Türk kültürünün izlerinin devam ediyor olmasındandır ki kendi çevremizde kadının erkeğinin yanında olduğu bir dönemde yaşadı Âşık Bacı.
   Derler ki; ‘‘Yiğit lakabıyla anılır’’ Âşık sözcüğü asıl adı Cemile Yücel olan bu yiğit Türk kadının lakabıdır. Diğer taraftan âşık lakabının babasında da olduğu söylenir ki bazen Âşşığın Kızı, kardeşine de Âşşığın İsmail derlerdi. Genel anlamda halk aşığı erkeklerin aldığı veya verildiği bu lakap az da olsa kadınlar içinde verilmiştir. İşte Cemile Yücel de bu kadınlarımızdan bir tanesidir.
   Öyle inanıyorum ki, kültürlü bir çevrede yaşamış ve okur-yazar birisi olsa idi kendinden sonraki, kuşaklar için Türk edebiyatında adından söz ettirebilen bir büyüğümüz olurdu. Âşık Bacının özelliği Türk halk şiirinin âşıklık geleneğinden gelen destan, ağıt, taşlama, güzelleme, koçaklama gibi birçok değişik türünde doğaçlama olarak şiirler söylemesidir. Doğaçlama diyoruz çünkü karşılaştığı bir olay karşısında anında söyleyip geçerdi. ‘Falancaya bir türkü yak’ denildiği zaman anında bir türkü yakardı.
   Kendisi okur-yazar olmadığı gibi söylediği değişler birileri tarafından da yazıya geçirilmiş değildir. Ancak şiirlerini söylediği an yanında bulunanlar tarafından ezbere alınmış ise ne ala yoksa gün yüzüne çıkmayacak şekilde yok olup gittiler maalesef.
   O dönemde bölgemizde derlemeler yapanlar veya köyümüzde aydın insanlar olsa idi inanıyorum ki söylediği şiirlerin tamamı olmasa da birçoğu kurtarılabilirdi. Aradan uzun yıllar geçmesine rağmen biz yine de yakın çevresi tarafından eksik veya tam olarak ezbere alınıp unutulmayan birkaç şiirini gün yüzüne çıkarmaya çalışacağız.
   Vereceğimiz örnek ezbere alınanlar tarafından ekleme olmasa bile yöresel sözcük değişimi, mısra veya dörtlük eksikliği bulunması söz konusu olabilir. Çünkü uzun yıllar tekrarlanmayan ezberler unutulması kaçınılmazdır.
   Köyün üst kısmında çok sayıda küçük dereciklerden de beslenen iki kuru çay bulunmaktadır. Fazla yağmur yağdığı zaman bu kuru çaylarda büyük seller oluşur ve özellikle bağ bahçe olarak kullandığımız araziye içinden geçerken taşkınlar yapar ve sürüklediği taşları da taştığı yerlere bırakarak büyük zararlar ortaya çıkarır.
    Yine böyle bir sel ve taşkın sonunda çay kenarında bulunan Âşık Bacının üzüm bağına büyük zarar verir. O an içinden gelenleri söyler. Bu dörtlükler gelini Nuriye Yücel’den derlenmiştir.
 
‘‘Irmağın üstünden bir bulut kalktı
Bağımı bahçemi koymadı yıktı
Bandırdığım üzüm selinen aktı
Aman ha Allah’ım sen imdat eyle
 
Kızıldere orta dere karıştı
Aldı bağımı da kime danıştı
Sanki radyo Allah ile konuştu
Aman ha Allah’ım sen imdat eyle
 
Yavrum (Bekir) küçük koşamıyo kömüşü
Ansızın geldi de Allah’ın işi
Kaldıramam yerden küçük bir taşı
Aman ha Allah’ım sen imdat eyle’’
   Tanınmış büyük ozanların bazı şiirlerinde de görüldüğü gibi söylendiği anda yazıya geçirilmemiş ve halk tarafından ezberlenerek dilden dile dolaşan şiirlerde eksiklik veya değişiklik söz konusu olduğu gibi Âşık Bacının yukarıdaki şiirinin büyük bir ihtimalle bir başka sürümü son mısraları eksik şu dörtlükler de Dursun Yalçın aracılığı ile Güner Yalçın’dan derlenmiştir. Yukarıdaki derlemede bulunan dörtlükler alınmamıştır.
‘‘Orta dereden akıyor seller 
Aldı bağımı gülüyor eller .
Böyle bir kadere acep ne derler
………………………………..
 
Deneklerim taş altında yatıyor .
Goruklarım mırıklara batıyor .
Adamı olan selliğini dutuyor
………………………………..’’
 
                       Osman Öcal


Baxış: 148


Şərh etmək üçün qeydiyyatdan keçmək lazımdı. Əgər qeydiyyatdan keçməmisinizsə, bunu edə bilərsiniz.
Ləqəb
Şifrə
Şifrəni unutmusunuz?     Qeydiyyat



Menyu

  ◊   Əsas səhifə
  ◊   Haqqımızda
  ◊   Keçidlər/link
  ◊   Xəbər/Yazı
  ◊   e-Kitabxana
  ◊   Reklam
  ◊   Səsli kitab
  ◊   Əlaqə

Ən çox oxunan bloqlar


İceberg yaziları
ice.kitabxana.net (15159)
GÜLCE EDEBİYAT
gulceedebiyattv.kitabxana.net (14631)
Qorxulu Əhvalatlar
farhadgate.kitabxana.net (13917)
PLATONYA
platonyaadasi.kitabxana.net (8170)
Nəriman
sungurlar.kitabxana.net (4402)


Yazılar / kitablar


Camal Zeynaloğlu: “Cəsur kəşfiyyatçı, igid partizan”. Kitab Böyük Vətən müharibəsi illərində Ukraynada partizan hərəkatında fəal iştirakçısı, istedadlı aktyor, cəsur kəşfiyyatçı Xanlar Babanlının döyüş yollarından bəhs edir.
Müəllif: Camal Zeynaloğlu
Damət Salmanoğlu. "Ömür-gün qatarı" (Şeirlər toplusu). Güney bölgəsində - Masalıda yaşayan cavan müəllifin bu ilk kitabında müxtəlif illərdə qələmə aldığı şeirlər toplanıb.
Müəllif: Damət Salmanoğlu
Gülşən Mustafa. "Kəpənək ömrü" (Şeirlər toplusu). Gənc və istedadlı müəllifin bu ilk kitabında müxtəlif illərdə qələmə aldığı şeirlər toplanıb.
Müəllif: Gülşən Mustafa
Nəriman Həsənzadə. "Seçilmiş əsərləri". Yeddi cildə, VII cild (Müsahibələr. Axtarışlar. Aforizmlər. Tərcümələr. Məktublar). Bu e-kitaba görkəmli xalq şairimizin müxtəlif səpkili əsərləri toplanıb.
Müəllif: Nəriman Həsənzadə